Sinan Göker Göz Grup

Lazerle Katarakt Ameliyatı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Lazerle Katarakt Ameliyatı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Katarakt Nedir?

Göz merceği gözbebeğinin arkasında yer alır ve gözün arka bölümünün iç yüzünü kaplayan ve ışığa duyarlı olan retina üzerinde görüntü oluşumunu sağlar. Halk dilinde perde veya aksu da denilen katarakt,  göz merceğinin saydamlığının bozulması, bulanıklaşmasıdır. Yaş ilerlemeye başladıkça oluşumu kaçınılmazdır.

Mercek bulanıklaşmaya başlarsa ışınların geçişi engelleneceğinden görüş bozulabilir. Görme bulanıklığı belli bir seviyeye geldiğinde tedavi edilmelidir.

Katarakt genellikle yavaş geliştiğinden başlangıçta görmedeki değişiklikler fark edilmeyebilir. Ancak ilerledikçe bulanık, bulutlu görme oluşur. Tek gözde veya her iki gözde olabilir. Görmede yavaş yavaş azalma, ışığa hassasiyet, göz kamaşması, çift görme, okuma zorluğu, gece görüşünde bozulma, renklerde soluklaşma veya sararma, gözlük numaralarının sık değişmesi gibi yakınmalar ile hekime başvurulur.

Kataraktın, ilaçla veya gözlükle tedavisi yoktur. Kataraktın ilerlemesini durdurmak için etkili bir yöntem mevcut değildir ve tek tedavisi katarakt ameliyatıdır.

Katarakt hastanın görmesini engellemeye başladığı zaman ameliyat edilmelidir. Bazen şeker hastaları gibi göz dibinin net olarak izlenmesi gerektiği durumlarda, bazen de göz tansiyonu ile birlikte kataraktın olduğu durumlarda ameliyata daha erken evrelerde karar verilebilir.

Çok beklemiş, ameliyata geç karar verilmiş katarakt olgularında kataraktlı lens çok sertleştiği için operasyon biraz daha uzun sürebilir. Katarakt çok ilerlediği zaman gözde kalıcı hasar meydana gelme ihtimali vardır ki bunlar arasında glokom, lensin göz içine düşmesi ya da yer değiştirmesi, üveit gibi hastalıklar yer almaktadır. Bu durumda hastanın yakınması olmasa da ameliyat şarttır. Geç kalınmış dönemde lazerle katarakt ameliyatı uygulanmasında görme artışı ile birlikte esas hedef, gözün fazla kalıcı zarar görmesini engellemektir.

Katarakt genellikle yaşa bağlı oluşur. Yaş ilerledikçe lensimiz esnekliğini kaybeder, kalınlaşır. Ancak hastaların  %'5’inde nedenler farklıdır:

  • Katarakt yeni doğan bebeklerde, çeşitli metabolizma hastalıklarıyla beraber görülebilir. (Konjenital-Doğumsal Katarakt)
  • Göze veya başa alınan ani darbeler sonucu oluşabilir. (Travmatik Katarakt)
  • Diyabet (şeker) hastalarında oluşabilir.
  • Göz içi iltihapları sonrasında oluşabilir. (Glokom, Üveit)
  • Uzun süreli kortizonlu ilaç kullanımı sonrasında oluşabilir.
  • Aşırı X ışını ya da güneş ışığına (ultraviyole) maruz kalınması
  • Sigara kullanımı
  • Genetik faktörler
  • C vitamini eksikliği
  • Şişmanlık
  • Hipertansiyon
  • Önceden geçirilmiş göz içi operasyonları: Glokom (Göz Tansiyonu), Retina operasyonları sonrası gibi durumlarda daha erken yaşlarda görülmektedir.

Görme bulanıklığı sonrası okuma, televizyon izleme, araba kullanmada güçlük başladığı zaman detaylı muayene ve tetkikler sonrası operasyona karar verilir. Ameliyat olmak için kataraktın olgunlaşmasını beklemeye gerek yoktur. Hastanın ihtiyaçlarına göre hekim tarafından ameliyat kararı verilebilir.

Genellikle yaş ilerledikçe görülür. 60 yaş ve üstü kişilerde katarakt gelişme riski %70 tir. Ancak artık 50’li ve daha  genç yaşlarda da görebiliyoruz. Son yıllarda değişen olumsuz hava şartları vb nedeniyle katarakt oluşma yaşı erken yaşlara inmiştir.

Teknolojinin gelişimi ile günümüzde katarakt operasyonları iğnesiz, anestezisiz, ağrısız çok kısa sürede yapılarak hasta aynı gün evine dönebilmektedir. Katarakt ameliyatında dikkat edilmesi gereken bazı önemli unsurlar vardır. Hekimin tecrübesi ve göz içine konulan merceğin kalitesi, ameliyatın başarısını doğrudan etkiler.

Katarakt Belirtileri Nelerdir?

  • Ağrı olmaksızın bulanık, bulutlu görme
  • Gece veya loş ortamlarda daha zor görme
  • Işığa hassasiyet gelişmesi ve ışık saçılmaları
  • Renklerin daha soluk ve sarımsı görülmesi
  • Parlak ışıkta okuma ihtiyacının ortaya çıkması
  • Sık sık gözlük derecelerinin değişmesi
  • Tek gözde çift görme

Doğumsal katarakt (konjenital katarakt) doğumdan itibaren görülen, lensin tek veya çift taraflı olarak saydamlığını kaybetmiş olma halidir. Doğuştan olan kataraktlar, annenin gebelik sırasında geçirdiği enfeksiyonlara, kullanılan ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi, hiçbir nedene bağlı olmadan da oluşabilmektedir. Bir göz bebeğinin diğerinden farklı renkte (beyaz) olması veya gözde kayma (şaşılık) olması, doğumsal kataraktın belirtisi olabilir. Bebeklerde bu belirtiler görüldüğü an, hiç zaman kaybetmeden göz uzmanına başvurulmalıdır. Doğumsal katarakt görmeyi engelliyorsa ve özellikle tek taraflıysa, tanı konulur konulmaz ameliyat edilmelidir. Ameliyat zamanı konusunda göz uzmanı detaylı muayeneden sonra karar verir. Doğumsal kataraktlı gözde en önemli sorun göz tembelliğidir (ambliyobi). Göz tembelliğini ve ileride oluşacak göz rahatsızlıklarını önleyebilmek için, göz hekiminin önerisi doğrultusunda mümkün olan en kısa zamanda ameliyat yapılmalıdır. Bebeklik ve çocukluk çağında da katarakt görülebilir. Doğumsal kataraktlarda en önemli etken annenin hamilelikte geçirdiği kızamıkçık gibi enfeksiyonlardır.

İki göz bebeğinin diğerinden farklı renkte (birinin beyaz) olması veya gözde kayma (şaşılık) konjenital kataraktın belirtileri olabilir. Bebeklerde bu belirtiler görüldüğü zaman hiç zaman kaybetmeden göz hekimine başvurulmalıdır. Doğumsal katarakt, görmeyi engelleyici boyutta ve özellikle tek taraflı ise tanı konulur konulmaz operasyon yapılmalıdır. Ameliyat zamanı konusunda göz uzmanı detaylı muayeneden sonra karar verir. Konjenital kataraktlı gözde en önemli sorun göz tembelliği (ambliyopi) dir. Göz tembelliğini yenebilmek için ameliyat, göz doktorunun önerisi doğrultusunda mümkün olan en erken zamanda yapılmalıdır.

Doğumsal katarakt ameliyatı sonrası çocuk, yapılan ameliyatta mercek konulup konulmamasına bağlı olarak gözlük ve kontakt lens kullanabilir.

Yenidoğan bebeklerde katarakt operasyonu yapıldıktan sonra göziçine mercek konmayabilir, gözlük veya kontakt lens kullanılır. Bebek büyüdükten sonra göziçine mercek ikinci bir operasyonla yerleştirilir. Doğumsal kataraktın tedavisinde en önemli bölüm ameliyattan sonra yapılacak olan göz tembelliği tedavisidir. Bu nedenle ameliyatın faydalı olması için hekimle işbirliği çok önemlidir.

Katarakt cerrahisi yöntemi, lazerle yapılan, dikişsiz ameliyat olarak bilinen FAKO yöntemidir. Fako yöntemi ile saydamlığını yitirmiş göz içi merceği ultrason ile eritilir ve yerine katlanabilir göz içi lensi yerleştirilir. Lazerle katarakt ameliyatı esnasında özel bir sıvı jel kullanılır. Bu jel ile doğal merceğin gözün diğer tabakalarından zarar verilmeden ayrılması sağlanır. Her hastaya özel olacak şekilde tek kullanımlıktır. Katarakt ameliyatı, ameliyathane koşullarında ve özel ameliyat mikroskoplarıyla uygulanır. Çoğu zaman damla anestezisiyle, bıçaksız, ağrısız, dikişsiz yapılır ve hasta aynı gün evine dönmektedir. Bir gözün ameliyatı yaklaşık 10 dakika da tamamlanır.

Kazerle Katarakt Ameliyatı Öncesi

Çok detaylı muayene ve tetkikler yapılır. Rutin göz muayenesinin yanında göz içine konulacak merceğin gücü biometri yöntemiyle hesaplanır. Kan sulandırıcı herhangi bir ilaç kullanıyorsanız hekim kontrolünde önceden ara vermeniz istenir. Operasyon günü anestezi uzmanı muayene eder, ameliyat yapılacak gözün gözbebeği damlalarla büyütülür. Katarakt operasyonları çok özel bir durum olmadıkça damla ile göz uyuşturularak yapılmaktadır. Ancak bebekler, çocuklar veya mental rahatsızlığı olanlarda genel anestezi altında operasyon yapılır. Hastalar bir problem yoksa aynı gün eve gönderilir. Ertesi sabah kontrole geldiğinde gözü açılır ve damlalara devam ederek normal yaşamına geri döner.

Katarakt Tedavisi Nasıl Yapılır?

Katarakt tedavisi FAKO yöntemiyle yapılmakta ve yaşı uygunsa göz içine katlanabilir mercek yerleştirilmektedir. Op. Dr. Sinan Göker ülkemize getirdiği FAKO yöntemini 1990 yılından bu yana uygulamaktadır. Bu yöntemde ameliyat için kataraktın olgunlaşmasını beklemeye gerek olmadığından hasta uzun bir müddet az görerek yaşamak zorunda değildir.
 

Fako ameliyatı ne demektir?

Fako ameliyatı,  Fako-Emilsifikatör denen özel bir cihaz yardımı ile yapılmaktadır. Göze küçük bir tünel açılarak, işitme sınırının ötesinde ses dalgaları (ultrasonic) oluşturan cihazın ucu göz içine sokulur. Kataraktlı mercek yerinde, parçalanarak emilir. Çıkarılan merceğin yerine, görme fonksiyonunu yerine getirecek kalıcı suni bir mercek (göz içi lensi) yerleştirilir. Ameliyat yaklaşık 10-15 dakika sürer.

FAKO katarakt ameliyatında, özel durumlar dışında, genel veya lokal anestezi yoktur. Hasta ameliyata sadece gözü uyuşturan damlalar koyularak hazırlanır. 4-5 kez koyulan bu damlalardan sonra ameliyat başlayabilir.

Hastanın gözüne 4-5 kez yüzeyi uyuşturan damla koyulur. Gözün şeffaf kısmı olan kornea ile beyaz bölümünü oluşturan skleranın birleştiği bölge katarakt ameliyatında ilk kesinin yapıldığı yerdir. Yaklaşık 1,8-2 mm'lik özel bir kesi ile gözün içine ulaşılır. Bu kesi yerinden gözün içine göz dokularını koruma özelliğine sahip jöle kıvamında bir sıvı doldurulur. Bu sıvı  gözün içinde emniyetli çalışma olanağı sağlar. Gözün renkli kısmı olan irisin arkasında gözün merceği (lensi) bulunur (kesifleşince katarakt diye adlandırılan doku). Katarakt bir zar içinde bulunur. Kistotom aleti yardımıyla kataraktın zarının ön yüzünde yuvarlak bir pencere açılır,ön zar 5-6 mm yuvarlak bir şekilde soyulur. (Kapsüloreksis) Ortasında pencere açılan bu zar kataraktın çekirdeği (nükleus) ve kabuğundan (korteks) sıvı kullanılarak ayrılır. Özel bir enjektör ile zarın yan yüzlerinden arkaya verilen sıvı zarı diğer bölümlerden ayırır. Böylece katarakt kendi zarının içinde serbest bir hale gelmiş olur. Kataraktın temizlenme işlemi başlar. İşlem sırasında FAKO denilen bir alet kullanılır. Bu alet ultrasonik güç yani ses dalgası gücünü kullanır. 2.7 mm'lik çapı olan bu alet kataraktı hem parçalar, hem bu parçaları içine emer, hem de boşalan bölgeyi doğala yakın bir sıvı ile doldurur.

Sert kataraktlarda ikinci bir alet yardımıyla çekirdeği kırma işlemi yapılır. Sert katarakt daha küçük parçalara kırılarak daha kolay temizlenmesi sağlanmış olur. Bu operasyonun kataraktın sertleşmesinden önce yapılmasında yarar vardır. Kataraktın büyük parçası olan çekirdek temizlendikten sonra korteksin temizlenmesi işlemi yapılır. Bu doku zarın iç yüzeyine yapışık olan bir tür iç kabuktur. Kataraktın doğal zarının boş temiz bir torba haline gelmesi sağlanmış olur. Gözün içi katarakttan temizlenmiştir. Emniyetli bir çalışma için yeniden jöle sıvı ile doldurulur. Bu sıvı kataraktın boşalttığı zarının içini doldurur. Ardından suni göz içi lensi, çıkarılmış olan doğal lensin (katarakt) yerine yerleştirilir. Özel bir maddeden  yapılmış olan bu yapay mercek katlanabilir yumuşaklıktadır.  Özel sistemlerle katlanarak yaklaşık 2 mm olarak hazırlanan kesiden gözün içine sokularak doğal lens zarının içine yerleştirilir. Ameliyat dikiş atılmadan tamamlanır.

Katarakt Ameliyatı Sonrası

Antibiotik, antienflamatuar ve suni gözyaşı damlaları başlanır ve bir kaç hafta devam edilir. Antibiyotik enfeksiyonu önlemek, antienflamatuar damla kızarıklık ve irritasyon sorunlarını, suni gözyaşı ise göz kuruluğuna azaltmak için kullanılır. Damlaların zamanında ve düzgün kullanılması önemlidir. Damlanın etkisini azaltmamak için damlalar 5 dakika ara ile damlatılmalıdır. Ameliyat öncesinde hassas metotlarla mercek numarası tayin edildiğinden hastaların büyük bir çoğunluğu uzak için gözlük ihtiyacı duymayacaklardır. Ameliyattan sonraki ilk günlerde bulanıklık olabilir. Görmenin netleşmesi genellikle 1 hafta sonradır. Kontrolleriniz doktorunuz tarafından ameliyat sonrası 1. Gün, 1. hafta ve 1. ay yapılacaktır. Kontrol sırasında görme keskinliği, göz tansiyonu ölçülür, gözün ön segmenti ve mercek kontrol edilir. Genellikle 30 gün süreyle ameliyat olan göze damlalar kullanılır. Ancak damla sayısı giderek azaltılır.

  • Ameliyattan 5 gün sonra duş yapabilirsiniz ancak gözünüzü ovuşturmamaya özen gösteriniz. Damlalarınız bittikten sonra normal yaşantınıza dönebilirsiniz.
  • Kendinizi ne zaman bu konuda rahat hissediyorsanız o zaman araba kullanabilirsiniz.
  • 1 hafta sonra namaz kılmaya başlayabilirsiniz.
  • Ertesi günden itibaren normal yaşantınıza dönebilirsiniz. Sigara içmemeniz önerilir.
  • Ertesi gün uçak dahil tüm araçlarla yolculuk yapabilirsiniz.
  • Belirli bir diyet yok. Bir - iki saat dinlendikten sonra yemek yiyebilirsiniz.
  • Ameliyatlı gözünüzün tarafına ilk gün  yatmamaya dikkat ediniz.
  • Ağır kaldırmayınız, tozlu ortamlara girmeyiniz, gözünüzü gelebilecek darbelerden koruyunuz, tokalaşma ve öpüşmeden kaçınınız. Her damladan önce ellerinizi yıkayıp ve damlalığın ucunu kirpiklere, kapaklara değdirmeyiniz. Ameliyattan sonraki birkaç hafta enfeksiyon açısından riskli dönemdir.
  • Gözde ağrı, aşırı kanlanma ve görmede bulanıklaşma olursa hemen doktorunuzu  arayınız.

Modern teknolojiler sayesinde katarakt ameliyatı sonrası sonuçlar oldukça başarılıdır ve yüz güldürücüdür. Ancak her ameliyat gibi nadir de olsa bazı riskleri vardır:

  • Enfeksiyon
  • Kanama
  • Göz tansiyonunun yükselmesi
  • Korneada geçici ödem oluşması
  • Retinada sarı nokta alanında  ödem
  • Retinada yırtık-dekolman
  • Ameliyattan 1 ay veya daha sonra arka kapsülün bulanıklaşması: bu problem geliştiği zaman YAG lazerle arka kapsüle görmeyi sağlayacak kadar bir pencere açılır. Bu bir kez olabilen bir problemdir, başarı ile tedavi edilir ve tekrarlamaz.

Göze Takılan Mercekler (Akıllı Lens)

Katarakt ameliyatı sırasında göz içine mercek takılmaktadır. Bunlara Göz İçi Lens denir (GİL). Göz içi lensler henüz geliştirilmemişken lazerle katarakt ameliyatı olan hastalar çok kalın gözlük camları veya özel kontakt lensler takarak görebiliyordu. Günümüzde artık göz içi lens olmadan ameliyat yapılmamaktadır.

Göze takılan göz içi mercekler ömür boyu gözde kalır. Bunlar halk arasında ömürlük akıllı lens olarak bilinir. Bu yüzden göz içi merceklerin gözle uyumluluğu üst düzeyde olmalıdır. Mercekler, ameliyat sırasında yerinde bırakılan lensin arka kapsülünün opaklaşmasını engelleme özelliğinde olmalıdır.

Bu mercekler de gözün doğal merceği gibi göze gelen ışığı retina üzerine odaklar.

Size hangi merceğin uygun olduğu muayene sonrası ameliyatınız planlanırken doktorunuz karar verecek ve sizinle tartışılacaktır.

Akıllı Lens Türleri

  1. Monofokal Tek odaklı Lens:
    • 20 yıldır en yaygın kullanılmış lenslerdir. Uzak görmenin gözlüksüz olmasını sağlarlar ancak ameliyat sonrası bu hastaların 2,5-3,00 derece okuma gözlüğü kullanması gerekir. Bazen her iki göze lens takılacaksa Monovizyon dediğimiz bir ayarlama ile bir göz uzak, bir göz yakını daha iyi görecek şekilde lens numarası ayarlanır. Bilgisayar veya dijital cihazları sıklıkla kullanan hastalar  monovizyonu tercih ederler. Ancak uzun süre ve özellikle gece araç kullananlara, pilotlara  monovizyon önerilmez.
  2. Multifokal Çok odaklı Göz İçi Lens:
    • -Bu lensler hem uzak hem yakın görmenin ameliyat sonrası iyi olması amacıyla geliştirilmiştir. Hastanemizde katarakt ameliyatı sonra çokodaklı lenslerin takılma oranı % 90 dir.
    • -Bu lenslere beynin alışması ve görmenin iyi olması için 6-12 hafta  beklemek gerekir.
    • -Bir gözde monofokal lens varsa bile ikinci göze multifokal lens takılabilir.
    • -Bu merceklerde başarı kişinin gözbebeği büyüklüğü veya gözün yapısına göre farklılık gösterebilir.
    • -Yan etkileri olarak orta mesafenin bulanık olması, ışıkların etrafında gece halkalar görme, görmenin loş ortamlarda azalması sayılabilir. Bu yan etkiler başta görülse bile birçok hasta bir süre sonra bunlara adapte olur ve şikayetler kaybolur.
  3. Torik Lens:
    • Astigmatı 2-3 dereceden yüksek olan gözler için geliştirilmiş astigmatlı monofokal veya multifokal göziçi lensleridir. Astigmatın bir kısmı katarakt ameliyatı sırasında yapılan kesinin yeri ve şekline göre kaybolur. 
  4. Trifokal 3 odaklı Lens: 
    • Yakın ve uzak odaklı olan multifokal lenslerin kullanımı arttıktan sonra hastaların mesleğine göre, günlük yaşamda az kullanılan bir mesafe olmasına rağmen 40-80 cm arasında kalan görme mesafesi de önem kazanmaya başladı. Özellikle kol boyu uzun hastalarda okurken veya bilgisayar kullanımında 60 cm. uzaklıkta biraz sorun yaşanıyordu. Trifokal merceklerde bu sorun da ortadan kalkmış oldu. Bu teknoloji sayesinde, bilgisayar kullanım mesafesi, televizyon izleme mesafesi, mutfak tezgahına erişim mesafesi gibi  görme kalitesinin önemli olduğu mesafelerde, 3 odaklı merceklerle daha rahat görüş sağlanmış oldu.
    • Diğer bir avantajı da, gece görüşlerinde 3 odaklı merceklerde parlamama olmamaktadır.
    • Op. Dr. Sinan Göker tarafından 2016 yılında ülkemizde kullanılmaya başlanan trifokal lenslerde merceğin  UV koruma özelliği, gözlerinizi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden ve yaşa bağlı oluşacak hastalıklardan da koruyor.    

Göz içi merceklerinin özellikleri nelerdir? Katarakt ameliyatlarında kullanılan mercekleri üç gruba ayırabiliriz.

İlk gruptaki Monofokal dediğimiz tek odaklı mercekler ile hasta uzağı görür ancak yakını görmek için örneğin, kitap, gazete okumak için yakın gözlüğü takmak zorundadır.

İkinci gruptaki mercekler ise akıllı mercek denilen yakın ve uzak olmak üzere iki odaklı (bifokal)- multifokal veya trifokal merceklerdir; bu mercekler takıldığında hasta hem yakını hem de uzağı gözlüksüz rahatça görebilir.

Trifokal merceklerin diğer merceklerden farkı nedir? Trifokal göz içi lensleri uzak ve yakının yanında çok özel durumlar ve meslekler (aşçılık gibi) için gereken  orta mesafede de iyi bir görüş sağlamak amacıyla geliştirilmiş lenslerdir. 

Ameliyat için kullanılacak merceğe nasıl karar verilir? Katarakt ameliyatlarında kullanılan bütün mercekler aynı özelliğe sahip değildir. Göz içine yerleştirilen yapay mercek, ömür boyunca gözün içinde kalır. Uygulanacak mercek için hekiminiz göz yapınıza göre en uygun olana karar verecektir.

Doktor Randevu Hattı

Telefonla arayabilir yada iletişim formunu kullanabilirsiniz

Randevu ve Bilgi Hattı 444 31 99